Kayıtlar

Lucescu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Lucescu’yla nereye kadar?

2000 senesinin yazında gelmişti Türkiye’ye. O yıl UEFA Kupası’nı kazanmış Galatasaray emanet edilmişti kendisine. Fatih Terim’in yakaladığı başarıların ardından “Acaba O’nun yerini doldurabilecek mi?” soruları eşliğinde çıktığı ilk resmi maç Süper Kupa Finali’ydi ve rakip İspanyol devi Real Madrid’di. Rakibini uzatmalar sonunda devirip kupayı söktü aldı. Aynı sezon Galatasaray’a Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynattı. Ertesi yıl ise ligde şampiyon yaptı. Dönemin Başkanı Özhan Canaydın’ın Fatih Terim’i takımın başına tekrar getirmek istemesi sebebiyle Galatasaray’daki görevine son verildi. Başarılı bir teknik adamdı. Elbette iş bulurdu. 100’üncü yılını kutlayacak olan Beşiktaş harika bir kadro kurmuştu. Takımı da O’na emanet ettiler. Beklenildiği gibi siyah beyazlılarda da şampiyonluk ipini göğüsledi. Taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan bir isimdi O. Teknik direktör değiştirmek isteyen her takımın 1 numaralı adayı, gazete editörlerinin velinimetiydi. Uzun bir sür...

Bu kahramanlarımızı unutmayalım

Uğur Özcan: Antrenör. Cudi Dağı'nda mayına basması sonucu bir ayağını kaybetti Osman Çakmak: Takım kaptanı. Şırnak'ta mayına basması sonucu sol ayağını kaybetti Fatih Karakuş: Kaleci. Yüksek gerilim hattına temas edince sol kolunu kaybetti Selim Karadağ: Kaleci. Bebekken yanlış iğne sonucu sol kolu gelişmedi Alican Kuruyumaç: Tarik kazasında sağ ayağını kaybetti Muhammed yeğen: Doğuştan 1 bacağı kısa Feyyaz Gözüaçık: Doğuştan bir bacağı yok Serkan Dereli: Doğuştan bir bacağı yok Barış Telli: 4 yaşında geçirdiği bir trafik kazasında sağ ayağını kaybetti Fatih Şentürk: Motor kazası sonucu sol ayağını kaybetti Kemal Güneş: 11 yaşında bir kepçe yuvasından çıkarak üzerine düştü. Bu kazada sol bacağını kaybetti. Ömer Güleryüz: Havale geçirdi, sol bacağı gelişmedi. Mehmet Yunsur: Tarlada saman makinesine sol ayağını kaptırdı …… Futbolla yatıp futbolla kalkan bir ülkeyiz. Gecemiz, gündüzümüz, yazımız, kışımız futbolla geçiyor. Ancak yukarıda isimleri yazan ...

Ya Terim olsaydı?

“Bu turnuvada benim favorim Fransa” “Olur mu abi ya, Almanya taş gibi takım. Kesin kupayı alır bu turnuvada.” “Ben her zaman güçsüzden yanayım. O yüzden bu turnuvada İzlanda’yı destekleyeceğim.” “Belçika iyi takım. En azından yarı final görürler. Demedi demeyin!” ... Bu diyalogları duymamıza çok az bir süre kaldı. Ve ne yazık ki yine bir turnuvada Türkiye’yi destekleyemeyeceğiz. Futbolla yatıp futbolla kalkan bir ülkede yine gönüller başka ülkeler ile birlikte olacak. Turnuvayı ‘O takım kazansın’ diye televizyon başında büyük bir heyecanla bekleyeceğiz. Peki, bu kadar insanın günahı ne ki birilerinin ego savaşları yüzünden hep bir burukluk yaşamak zorunda kalıyor? Öyle bir İzlanda maçı izledik ki Cuma akşamı televizyonlarımızın başında, kahrolmamak elde değil. Galip gelmek, gol atmak şöyle bir kenara dursun, orta sahayı geçmekten aciz futbolcularımız için çırpınıp durduk yine her birimiz ayrı bir köşede. Şimdiye kadar 9 maç oynadı eleme grubunda Milli Takımımız. Ancak sokağa çı...

Yabancı kuralı hikâye, Altyapılar şahane…

Takmışız bir yabancı kuralına… Sınırlama getiriliyor, serbest bırakılsın diye ağlıyoruz, Serbest bırakılınca da Türk futbolcu yetişmiyor diye dövünüp duruyoruz… Dürüst olmak gerekirse ülkemizin futbol liginde yabancı oyuncu sayısı serbestken de sınırlama varken de elle tutulur bir başarısı maalesef yok denecek kadar az. O zaman sorun bizim ligimizde oynayan yabancıların sayısıyla alakalı değil. Bir ülkenin bir spor dalında başarılı olabilmesi için o dalda maksimum sayıda oyuncu yetiştirebiliyor olması gerekir. Nitekim genç nüfusumuz oldukça fazla. Ve bu gençlerimizin futbola olan merakı da su götürmez bir gerçek. Ancak futboldaki yanlış yapılaşma ve alt yapıya gereken değerin verilmemesi Türk ve dünya futboluna yeterli sayıda kaliteli futbolcu sunmamıza engel oluyor. Futbol dünyasının lokomotifi ülkelere baktığımızda yabancı meselesini aslında o kadar da dert etmediklerini görüyoruz. Almanya, İspanya, İtalya bu durumun en güzel örnekleri. Bu örnekler daha da arttırılabilir. ...