Kayıtlar

Atölye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

CUMHURİYETİN KAYIP TRENLERİ

Resim
Türkiye Cumhuriyeti’nin ulaşım parolası demir ağlarla örmekti yurdun dört bir yanını. En ucuz, çevreye ve insan sağlığına en zararsız, en az tehlikeye sahip ulaşım ağı olan demiryolunu halka tanıtmak ve sevdirmek için, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından minyatür tren uygulaması tercih edildi. İlk örnekleri Almanya ve İngiltere’de görülen minyatür trenler, 1957 yılında Eskişehir Cer Atölyesi’nde imal edildi. Türk demiryollarının sanayi gücünün şaheser birer örneğini teşkil eden, Mehmetçik, Efe, Kocatepe ve Cumhuriyet isimli minyatür trenler 6 ayda, tamamen yerli emek ve yerli sermaye ile üretildi. Bu küçük buharlılar kendilerinden bir yıl sonra yine Eskişehir Cer Atölyesi’nde imal edilecek olan ilk ana hat Türk buharlı lokomotifi Karakurt’a da alt yapı oluşturdu. Ancak bu Türk yapısı minik trenler önce ihmal edildi sonra kayıplara karıştı. Minyatür trenler ilk olarak demiryolunun anavatanı İngiltere’de üretildi. Öncelikle İngiliz Lordları...

ODASI SINIFI, EĞİTİM NEFESİ OLDU

Resim
Antalya’nın Aksu ilçesinde yaşayan Sultan Gürlü iki yaşındayken ağır bir zatürre geçirir. Rahatsızlık sürecinde akciğerleri gelişmeyen, solunum problemi yaşayan ve zamanının önemli bölümünü yoğun bakımda geçirmek zorunda kalan genç kızın okul süreci de bu yüzden sekteye uğrar. Eğitimine devam edemeyen Sultan için 2006 yılının Ocak ayında çıkarılan ‘evde eğitim yasası’ umut ışığı olur. Türkiye’de bu yasadan yararlanan ikinci öğrenci olan Gürlü, öğrenimine her yıl atanan farklı bir öğretmen eşliğinde kendi odasında devam ediyor. Bu dönemin sonunda sekizinci sınıfı bitirecek olan Sultan Gürlü yüzündeki gülücük eşliğinde Antalya valisinin elinden alacağı diploma gününü bekliyor… Sultan üç çocuklu Gürlü ailesinin en küçük ferdi. Küçük yaşlarda geçirmiş olduğu rahatsızlık vücudunda derin yaralar bırakınca bir nevi çizilmiş oluyor bundan sonraki yaşam çizgisi. Hayatının önemli bir bölümünü hastanelerde geçirmek zorunda kalan Sultan bir süre sonra okul hayatına da ara vermek durumunda...

Atatürk'ün Trenini Hurdacıya Sattılar

Resim
Mustafa Kemal Atatürk,1934 yılında Alman şirketi Orenstein & Koppel A.G. tarafından üretilen ve dönemin ilk dizel motoruna sahip tren ile 1935 yılında Uşak’a gelir. Bu gezi esnasında Atatürk tarafından şehrin ileri gelenlerinden Nuri Şeker’e hediye edilen tren71 yıl boyunca Uşak Şeker Fabrikasının bahçesinde sergilenir.Bu tarihi miras fabrikanın yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle 2006 yılında satışa çıkarılır. Dokuz bin lira karşılığında hurdacılık işiyle uğraşan Celal Çığlı tarafından satın alınan lokomotif bugün elli bin lira karşılığında hurdalıkta yeni sahibini bekliyor… Cumhuriyet’in ilk yıllarında demir yolu ulaşımı Mustafa Kemal Atatürk ve kurmayları açısından büyük önem taşıyordu.  Halka ulaşmak, sorunları dinlemek ve çare üretmek adına gerçekleştirilen yurtiçi gezilerinde genellikle raylı sistem tercih ediliyordu. Yurdun dörtbir yanına kara trenle ulaşan Atatürk halkını bu şekilde selamlıyordu. Hayatı boyunca yurdu köşe bucak gezen ve sürekli Anadolu top...

GRAMAFON KAFE

Resim
Ankara’nın Samanpazarı semtinde, her yeri gramofonlarla, taş plaklarla süslenmiş, küçük, sevimli bir mekân Gramofon Kafe. İşletmenin sahibi ise Ali Okan. Camiada bilinen adıyla Gramofoncu Ali. Bir merakla başlayan bu sevda, sonucunda koca bir koleksiyon ve Gramofon Kafeyi getirmiş beraberinde. Orhan Gencebay, Elvis Presley… gibi özel isimlerle adlandırılmış birçok köşenin bulunduğu mekânda gramofonun kulağınızda bıraktığı hoş sedayı unutmak pek mümkün görünmüyor. Ali Okan gramofon ile olan bağlantısını ise şu sözlerle açıklıyor: “Benin hikâyem gramofonu söktüğümde başladı...” Antikacıların, gümüşçülerin, hediyelik eşyacıların sağlı sollu parsellediği, kaldırımları 1980 model taşlarla onarılmış, dik, dar bir sokak Koyunpazarı yokuşu. Birkaç adım tırmanmaya kalkıştığınızda nefes nefese kaldığınız ama koşarak çıkmak istediğiniz sokak Koyunpazarı Yokuşu. Öfkeli ama gülebilen, soğuk ama içinizi ısıtabilen bir sokak Koyunpazarı Yokuşu. Yokuşun sonlarına doğru sağınızda kalan, önüne ...

Cumhuriyet’in kuvvet üssü: Eskişehir Cer Atölyesi

Resim
  Alman şirketinin 1894 yılında Anadolu’ya döşenen demiryolu hattında, işleri kolaylaştırmak için açtığı Anadolu-Osmanlı Kumpanyası bir süre sonra genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temel yapı taşı olur. 1922 tarihinde Eskişehir Cer Atölyesi adını alan ve yurdun dört bir yanının demir ağlarla örülmesine öncülük eden kurum, 1950’li yıllara gelindiğinde kendi imalatı ürünler ile Türk sanayinin nabzını tutar. 1961 yılında üretilen Devrim Arabaları ile doruk noktasına ulaşan fabrika, 1984 yılından itibaren Tülomsaş adıyla hizmet vermeye başlar. Osmanlı’dan günümüze kalan 118 yıllık bu tarihi kurumun hikâyesini Eskişehirli araştırmacı gazeteci Bülent Özyağcı, Cer’in Cer olduğu günleri ise Devrim Arabaları’nın yaşayan tek mühendisi Kemalettin Vardar anlattı. Dünya’da ilk kez demiryolu ulaşımı 1925 yılında İngiltere’de ortaya çıkar. 25 yıl içinde tüm Avrupa topraklarını saran demir halatların beş kıtaya yayılmış Osmanlı İmparatorluğu’na girişi ise diğer yeniliklere göre daha çabuk olur....

MİLYON DOLARLIK SAMANLIK

Resim
Sürat Demiryolu Projesi’nin tarihi 1973 yılına dayanıyor. Proje kapsamında, yapımına 1976 yılında başlanan Ayaş Tüneli ise, gerisinde koca bir 35 yıl ve 21 Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bırakmasına rağmen hala bitirilebilmiş değil. Tamamlanması halinde İstanbul-Ankara arası uzaklığı 146 km kısaltarak, iki saate indirecek tünelin yapımı için şimdiye kadar 1 milyar dolara yakın para harcandığı söyleniyor. Ancak bunca yatırıma rağmen yarım kalan tünel, bugün bölgede yaşayan insanlar tarafından samanlık olarak kullanılıyor. Ankara ülkemiz için siyasi olduğu kadar, coğrafi açıdan da son derece büyük öneme sahip. Dünya ticareti için önemli kabul edilen tarihi yolların geçtiği, nice kervanlara ev sahipliği yapıp, nice şiddetli savaşlara şahitlik eden Ankara, pek çok önemli şehir için de bağlantı noktası olma özelliği taşıyor. İstanbul, İzmir, Konya bağlantıları Ankara’yı jeopolitik açıdan önemli bir noktaya ulaştırıyor. Ankara’nın Ayaş ilçesi de özellikle ülkenin en önemli yolu olan A...

CUMHURBAŞKANI ADAYI SOKAKLARDA YATIYOR

Resim
İranlı Rüstem Fahiri ülkesine sevdalı, idealist bir öğretmen. O, İran için hep daha demokratik bir gelecek hayal etti. Ülkeyi yönetenlerin sert ve mesafeli tutumlarını korkusuzca eleştirdi. Mevcut durumu değiştirebilecek yeterliliği hissettiği gün İran İslam Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koydu. Ama süreç onun için hiç de kolay değildi. Rekabet yoğunlaştıkça tehditlerin dozu arttı ve adaylıktan çekilme kararı aldı. 2009 seçimlerinde ülkesini yönetmeye aday olan Rüstem Fahiri, hakkında tutuklama kararı çıkınca kısa bir süre önce Türkiye’ye kaçtı ve Nevşehir’in sokaklarında yaşamaya başladı. Geçmişi M.Ö. 4000 yılına dayanan İran, Ortadoğu’nun en etkili devletlerinden biri. Tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yapan İran’ın toprakları hep kanla sulandı, uğruna milyonlarca insan can verdi. 1 Nisan 1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi’nin ardından ülkede sular biraz olsun duruldu. Aynı yıl içinde oluşturulan anayasa ile İran İslam Cumhuriyeti’nin yönetim ...

KARATEPE HABER AJANSI

Resim
Karatepe Köyü İlköğretim Okulu öğrencileri köylerine gazete gelmeyince çareyi kendi gazetelerini çıkarmakta buldu. Sosyal Bilgiler Öğretmeni Hatice Gültekin önderliğinde ve 25 öğrencinin katılımıyla oluşturulan ‘Karatepe Haber Ajansı‘nın çalışanları, bugünlerde Türkiye’nin en küçük gazetecileri olmanın haklı gururunu yaşıyor. Onlar ‘1919 Ruhu’ adını verdikleri gazeteleriyle, İstiklal Savaşı’nın ülkemiz için yaktığı ışığı kendi köyleri ve tüm Toroslar için yeniden yakıyor. Antalya’nın Gazipaşa ilçesine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Karatepe Köyü yaklaşık 800 nüfusa sahip. Köyün merkeze olan uzaklığı ve ulaşım şartlarının yeter­sizliği nedeniyle köylüler özellikle kış aylarında çok büyük sıkıntılar yaşı­yor. Fiziki koşulların olumsuzluğuna ek olarak köy halkına dış dünya ile bağlantı kurabilecekleri tek bir gazete dahi ulaşmıyor. Ta ki Sosyal Bilgiler Öğretmeni Hatice Gültekin’in Karatape İlköğretim Okulu’na tayini çıkana ka­dar. Taşımalı eğitim ile 4 farklı köyden gelen 211 öğre...